Âdem
Aleyhisselâm Dâvud
Aleyhisselâm Elyesa
Aleyhisselâm Eyyub
Aleyhisselâm Harun
Aleyhisselâm Hızır
Aleyhisselâm Hud
Aleyhisselâm ibrahim
Aleyhisselâm idris
Aleyhisselâm ilyas
Aleyhisselâm Îsa
Aleyhisselâm ishak
Aleyhisselâm ismail
Aleyhisselâm işmoil
Aleyhisselâm Lokman
Hekim Lut
Aleyhisselâm Musa
Aleyhisselâm Nuh
Aleyhisselâm Salih
Aleyhisselâm Süleyman
Aleyhisselâm Şem'ûn
Aleyhisselâm Şit
Aleyhisselâm Şuayb
Aleyhisselâm Uzeyr
Aleyhisselâm Yahya
Aleyhisselâm Yakub
Aleyhisselâm Yunus
Aleyhisselâm Yusuf
Aleyhisselâm Yuşa
Aleyhisselâm Zekerriya
Aleyhisselâm Zülkarneyn
Aleyhisselâm Zülkifl
Aleyhisselâm
|
YAHYÂ
ALEYHİSSELÂM
İsrâiloğullarına gönderilen
peygamberlerden. Zekeriyyâ aleyhisselâmın oğludur. Annesinin ismi
Elisa olup, İmran'ın kızıydı. Hıristiyanlar Elizabeth diyorlar.
Dâvûd aleyhisselâmın neslinden olup, hazret-i Meryem'in teyzesinin
oğludur. Allahü teâlâ, onu babası Zekeriyya aleyhisselâmın duâsı
üzerine ihsân etti. Zekeriyyâ aleyhisselâm doksan dokuz veya yüz
yirmi yaşına geldiği hâlde neslini devam ettirecek bir evladı
yoktu.Hanımı da doksan sekiz yaşındaydı. Gerek kendisinin,gerekse
hanımının çocuk sâhibi olma yaşları geçmişti. Fakat içine evlâd
sevgisi düşüp kendisine sâlih bir evlâd ihsân etmesi için Allahü
teâlâya duâ etti. Allahü teâlâ Zekeriyyâ aleyhisselâmın duâsını
kabul etti. Zekeriyyâ aleyhisselâm odasında namaz kıldığı sırada
Cebrâil aleyhisselâm ona şöyle nidâ etti: ''Yâ Zekeriyyâ muhakkak
Allahü teâlâ sana kendinden gelen bir kelimeyi (İsâ aleyhisselâmı)
tasdik edici ve kereminin seyyidi ve nefsine hâkim se sâlihlerden
bir peygamber olmak üzere Yahyâ'yı müjdeliyor.'' Bu husus Âl-i imrân
sûresi 38-39. âyetlerinde bildirilmiştir. Zekeriyyâ aleyhisselâmın
ihtiyar olan hanımı hâmile kaldı ve belirli müddetten sonra Yahyâ
aleyhisselam doğdu. Rivâyete göre Yahyâ aleyhisselâmın doğumu ile
İsâ aleyhisselâmın doğumu aynı seneye rastlamaktadır. Doğumundan
itibaren fevkâledelikler içinde olan Yahyâ aleyhisselâm babası
Zekerriyyâ aleyhisselâmın nezâretinde yetişti. Küçük yaşta Tevrât'ı
okumaya ve hükümlerini anlamaya başladı.Zâten Allahü teâlâ
tarafından ona küçük yaşından itibâren hikmet ihsân edildiği,
Tevrât'ı okuyup hükümlerini anlama kâbiliyeti verildiği
bildirilmiştir. Tevrât'ı ve hükümlerini küçük yaşta öğrenmiş olan
Yahyâ aleyhisselâm bâzen Beyt-ül Makdis'te (Mescid-i Aksâ) bâzen de
tenhâ ve ıssız yerlerde Allahü teâlâya ibâdet ve tâatla meşgul
olurdu. Öğrendiklerini İsrâiloğullarına anlatır, onları Allahü
teâlânın emirleriniyapmaya yasaklarından kaçınmaya dâvet ederdi.
Gâyet mütevâzi ve sâde bir hayat yaşar, kıldan elbise giyer, arpa
ekmeği yerdi. Dünyâya gönül vermezdi. Gece gündüz Allahü teâlâya
ibâdet eder, Allah korkusundan dolayı çok ağlardı. Göz yaşları
sebeviyle nûrlu yüzü yara olurdu. Yahyâ aleyhisselâm rüşd (olgunluk)
çağına ulaştığı zaman, kendisine Allahü teâlâ tarafından
peygamberlik emri bildirildi. İlk önce Mûsâ aleyhisselâmın
bildirdiği dinin esaslarına uyması ve Tevrât'ın hükümlerini
insanlara tebliğ etmesi emredildi. İsâ aleyhisselâma İncil nâzil
olup, Tevrât'ın hükmü kaldırılınca İsrâiloğularını İncil'in emir ve
yasaklarına uymaya çağırdı. Daha sonra Şam'a giderek insanları hak
dine dâvet etti. Yahyâ aleyhisselâmın dâvetini kabul edenler olduğu
gibi, türlü bahânelerle ona karşı çıkanlar da oldu. Peygamberlerin
mûcizelerini gördüklerü hâlde onlara inanmayıp, karşı çıkan ve
birçok peygamberleri şehit eden İsrâiloğulları İsâ aleyhisselâma
karşı çıkıp onu şehit etmek istediler. Allahü teâlâ İsâ
aleyhisselâmı göğe kaldırdıktan sonra Yahyâ aleyhisselâm İncil'in
hükümlerini insanlara anlatmaya devâm etti. Zâlim Yahûdi hükümdârı
Herod'un torunu Birinci Herod, hazret-i Yahyâ'ya iyi muâmelede
bulunurdu. Kendi kardeşinin kızı veya hanımının önceki kocasından
bir kızı vardı. Yahûdi hükümdârı Birinci Herod bu kızla evlenmeyi ve
nikâhlarını Yahyâ aleyhisselâmın yapmasını istedi. Yahyâ
aleyhisselâm böyle bir evliliğin hazret-i İsâ'nın tebliğ ettiği
İncil kitabında yasaklandığını ve böyle bir nikâhın imkânsız
olduğunu bildirdi. Bu duruma içerleyen kızın annesi, Yahyâ
aleyhisselâmın öldürülmesini istedi.
Yahyâ aleyhisselâma
karşı iyi niyet sâhibi olan birinci Herod da kadının ve kralla
evlenmek isteyen kızının isrârı üzerine Yahyâ aleyhisselâmın
yakalanıp getirilmesi veya öldürülüp, başının getirilmesini
adamlarına emretti. Herod'un adamları Yahyâ aleyhisselâmı yakalayıp,
başını kesmek sûretiyle şehit ettiler. Başka bir rivâyette de
yakalayıp getirdiler. Herod kendisi başını kesmek sûretiyle şehit
etti. Kesilmiş olmasına rağmen Yahyâ aleyhisselâmın başı mûcize
olarak: ''Bu kızı almak sana helâl değildir.'' diye defâlarca
söyledi. Allahü teâlâ Yahyâ aleyhisselâmın intikâmını almak için
onların başına bâzı musibetler gönderdi. Bâzı rivâyetlerde Herod ve
evlenmek istediği kızı, Kârûn gibi yerin yuttuğu bildirilmektedir.
Yahyâ aleyhisselâm şehit edildiği zaman otuz dört yaşlarında
bulunuyordu.
Yahyâ aleyhisselâmın mübârek bedeninin
parçaları, başka başka şehirlerdedir. Başı ise Şam'daki Ümeyye
Câmiindeki türbededir. Yahyâ aleyhisselâm sûret itibârıyla
zamânındaki insanların en güzeli ve hüsn-ü Cemâl sâhibiydi.
İnsanlara karşı yumuşak huylu, tevâzu ve şefkât sâhibiydi. Başındaki
saçları seyrek ve sesi inceydi. Ondan önce Yahyâ ismiyle
isimlendirilen olmamış ve ismi Allahü teâlâ tarafından
bildirilmişti. Bu husus Meryem sûresi 7. âyetinde bildirilmiştir.
Yahyâ aleyhisselâm günahlardan temiz kılınmış olup, takvâ sâhibiydi.
Tevâzu sâhibi olup itâatkar ve halim selimdi. Yahyâaleyhisselâm
doğduğu, öldüğü ve dirildiği günlerde Allahü teâlâ tarafından
selâmete erdirildi. Bu hususiyetleri Meryem sûresi 13, 14 ve 15.
âyetlerinde bildirilmiştir.
Mûcizeleri: 1-Taşın dile gelmesi:
İsrâiloğulları, Yahûdi hükümdârı Birinci Herod'un emri üzerine Yahyâ
aleyhisselâmı şehit etmek için arıyorlardı. Bu haberi duyan Yahyâ
aleyhisselâm onlardan uzaklaşıyordu. Bu sırada bir kaya dile geldi:
''Ey Allahın peygamberi! Bana gel!'' Yahyâ aleyhisselâm kayaya
yaklaştığı zaman içinin kovan gibi oyulmuş olduğunu gördü. O taşın
içine girdi. Yahyâ aleyhisselâmı şehit etmek üzere arayan kâfirler o
kayaya yaklaştıkları zaman, o kayadan kâfirlerin üzerine oklar
atılmaya başlandı. Bu durumu gören Yahûdiler geriye dönüp kaçtılar.
2- Gündüz vakti yıldız göstermesi: Yahyâ aleyhisselâm peygamber
olarak vazifelendirilip Şam'a geldikten sonra insanlar ona;
''Hakikaten peygambersen, bize gündüz gözü ile yıldızı göster.''
dediler. İnsanların bu isteği üzerine Yahyâ aleyhisselâm duâ edip
gündüz güneşin çevresindeki yıldızlar görünmeye başladı. Kur'ân-ı
kerimde Âl-i imrân, Meryem ve Enbiyâ sûrelerinde Yahyâ
aleyhisselâmdan bahsedilmektedir. |